Kadın İstihdamını Artırmadan Sürdürülebilir Kalkınmadan Söz Edemeyiz

Kadın hakları ile fırsat ve cinsiyet eşitliği konularında çalışmalar yürüten Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, kadın istihdamı artırılmadan Türkiye’de sürdürülebilir bir kalkınmadan söz edilemeyeceğini söyledi. Kadınların iş gücüne katılımı, istihdamı ve eğitimi konusunda yaşanan önemli gelişmelere rağmen, kadınların sosyal ve ekonomik statüsünün halen olması gereken düzeye ulaşamadığını ve OECD sonuncusu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Açık, Türkiye’nin, kadınların iş gücüne katılım oranını OECD’ye üye ülkelerin genel ortalaması olan yüzde 63 seviyesine ulaştırması halinde GSYİH’sini 2025 yılında yüzde 20 artırma potansiyeli olduğunun altını çizdi.


 

Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, kadının toplumsal statüsünün iyileştirilmesine, fırsat ve cinsiyet eşitliği sağlanarak kadının ekonomide daha fazla yer almasına son derece önem verdiğini belirterek, sürdürülebilir bir kalkınmanın anahtarının kadın istihdamının artırılması olduğunu söyledi.

 

 

Akademisyen, iş insanı ve sivil toplum gönüllüsü olan Prof. Dr. Açık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplumun yarısını oluşturan kadınların; sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel, yaşamın tüm alanlarına etkin ve yetkin bir şekilde katılarak güçlü olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin yüzde 33.8’lik kadın iş gücü katılım oranıyla OECD üyeleri arasında sonuncu sırada bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Açık, “Kadın iş gücü katılım oranının OECD’ye üye ülkelerin genel ortalaması olan yüzde 63 seviyesine ulaşması için Türkiye’de 8,5 milyon civarında kadının daha, iş gücüne dâhil edilmesi gerekiyor. Türkiye, kadınların iş gücüne katılım oranını güçlü, istikrarlı ve odaklı politikalarla yüzde 30’lardan, OECD ortalaması olan yüzde 63’e yükselttiğinde, GSYİH’sini 2025 yılında yüzde 20 oranında artırma potansiyeline sahip. Böylelikle GSYİH, baz senaryoda beklenenden 200-250 milyar dolar daha fazla olabilecek” diye konuştu. Açık, şöyle konuştu: “Kadınların çok yönlü güçlenmesini sağlamak için; şirketlerde ve kamuda üst düzey yönetici olarak, yetki ve karar alma mekanizmalarında daha çok yer almalarının sağlanması, çalışan kadınların çocuk bakımı ihtiyacını karşılayacak daha iyi bir alt yapının oluşturulması, kadınların sosyal güvenliğe ve eğitime erişiminin artırılması, kadın girişimcileri destekleyici teşvik mekanizmalarının, yasal düzenlemelerin oluşturulması ve yenilikçi/teknolojik alt yapıya kolay ulaşabilmelerinin önünün açılması gerekmektedir. Cinsiyet eşitliği konusundaki mevcut tablonun değişmesi için şirketlerin, siyasilerin, işverenlerin, STK’ların, medyanın, kısacası toplumun her kesiminin harekete geçmesi ve ilgili politikaların hızla düzenlenmesi gerekiyor.”

 

 

“Kadınların çok yönlü güçlenmesi ve ekonomiye eşit katılımı, tüm Türkiye’yi güçlendirecektir” diyen Açık, “Kadınların her alanda var olabildiği bir geleceğin, bugünden çok daha renkli, çok daha refah içinde, çok daha adil ve eşit olacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutluyor; cinsiyet ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir dünya için cesaretle yürümeye devam etmelerini diliyorum” dedi.